Tarihçe
Bornova’nın Kazımdirik Mahallesi sınırlarında yer alan Yassıtepe Höyüğü, Yeşilova Höyüğü’nün yaklaşık 3 km kuzeyinde bulunmaktadır. Yeşilova’daki kültürel sürecin ardından yaklaşık 6.000 yıl önce yeni bir topluluk bu alana yerleşmiş ve İzmir’in ilk kent merkezlerinin öncülerinden biri olmuştur. Tunç Çağı’nda Ege Denizi’nin kıyısı bugünkünden daha içerideydi ve Yassıtepe, kıyıya yalnızca 2,5 km mesafede bir sahil yerleşimiydi .
Arkeoloji
Yerleşimde evler, birbirine bitişik ve ortak duvarlarla inşa edilmiş, çok odalı ve yelpaze biçimli yapılar şeklindeydi. Güvenlik surlarla sağlanırken, evler ortak avlular ve sokaklarla birbirine bağlanmıştı. Yassıtepe halkı buğday, arpa, mercimeğin yanı sıra üzüm ve incir gibi sanayi bitkileri yetiştiriyor; şarap, pekmez ve zeytinyağı üretiyorlardı. Hayvancılıkta koyun, keçi, sığır ve domuz öne çıkarken, deniz ürünleri de önemli bir besin kaynağıydı. At, eşek ve katır yetiştirerek uzun mesafeli ticari ilişkiler kurmuşlardır.
Yerleşim, Mezopotamya’dan başlayıp Anadolu üzerinden Ege ve Balkanlara uzanan kervan yollarının önemli duraklarından biri olmuş, bu sayede zenginleşmiştir. Yassıtepe’de bronz üretimi de öğrenilmiş; Buca ve Menderes’teki bakır yataklarından elde edilen hammaddeler İç Anadolu’dan getirilen kalay ile birleştirilerek bilezik, küpe, balta, iğne gibi eşyalar üretilmiştir. Ayrıca obsidyen ticareti de Neolitik Dönem’den itibaren sürdürülmüştür.
İnanç dünyasına dair izler de yerleşimde görülmektedir. “Kutsal oda” olarak tanımlanan mekânda, özel hazırlanmış bir fırın çevresinde ritüeller gerçekleştirilmiş, minyatür kaplar ve bitkisel kökenli ağrı kesici maddelere dair bulgular tapınımın bir parçası olmuştur .
Günümüzdeki Önemi
Yassıtepe Höyüğü, İzmir’in bilinen en eski kentleşme örneklerinden biridir. Tarım, hayvancılık, deniz ürünleri ve ticaret ağlarıyla Tunç Çağı’nda güçlü bir merkez haline gelen bu yerleşim, günümüzde Bornova’nın tarihî ve kültürel mirasının önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilmektedir. Yassıtepe, yalnızca günlük yaşamın değil, ticaretin, teknolojinin ve inanç sistemlerinin gelişimine dair izler sunarak İzmir’in ilk kent kültürünü aydınlatmaktadır.