Tarihi Yapılar
Bornova’nın tarihî yapıları
Köşklerden kamu binalarına, cami ve kiliselere uzanan mimari mirasıyla Bornova’nın geçmişini keşfedin.
Charnaud Köşkü
Villa Levante
1831 tarihli çakıl taşı mozaiğinden anlaşıldığı üzere Bornova’nın en eski Levanten yapılarından biri olan Charnaud Köşkü, tek katlı yatay mimarisi, zengin peyzajı ve özgün “Rodos mozaiği” ile dikkat çeker. Zipcy, Charnaud ve Clark ailelerinin evi olan köşk, 2013’te restore edilerek Villa Levante adıyla butik otel olarak yeniden işlevlendirilmiştir.
Yıkık Minare Camii
Yapının banisi ve inşa kitabesi hakkında bir bilgi olmaması sebebiyle tarihlendirme yapılamamıştır. Tek kubbeli kare planlı bir yapıdır. 1950 yılında çekilmiş bu eski fotoğrafa göre yapıyı yorumlarsak eğer, moloz taş malzemeli yüksek bir avlu duvarı içinde yer almaktadır
Santa Maria Kilisesi
Santa Maria Katolik Kilisesi, Bornova Cumhuriyet Meydanı’nda yer almaktadır. Kuzey-güney doğrultusunda inşa edilen yapının kitabesinde, “ Tanrı’nın 1831 senesinde Muhterem Peder İsodoro da Boscomari Aziz Francescus’un kanununu yerine getiren İstanbul Misyon sermaye katkısıyla Kapuçin pederleri ve hâlihazırda apostolik yetkili, bu binayı Mukaddes Bakire Meryem namına temelinden inşa ettirmiştir.” yazmaktadır.
Hüseyin İsabey Camii
Cami Bornova Büyük Çarşı içinde bulunmaktadır. Büyük Camii, Bornova Ulu Cami, Çarşı Camisi ya da Cami-i Kebir adlarıyla da bilinen yapı bir avlu içinde yer alır. Yapıya kuzey cephedeki son cemaat yerinden girilmektedir.
Belhomme Köşkü
Atatürk Kütüphanesi
1880’lerde İngiliz Wolf Kardeşler tarafından inşa ettirilen Belhomme Köşkü, eklektik cephe düzeni, İyon başlıklı sütunları ve İtalyan sivil mimarisini yansıtan arka cephesiyle Bornova’nın en zarif Levanten yapılarındandır. Mülkiyeti Xenopoulou, Belhomme ve Türk aileleri arasında el değiştiren köşk, 1997’de restore edilmiş olup bugün Bornova Belediyesi Atatürk Kütüphanesi olarak hizmet vermektedir.
Paterson Köşkü
1860 yılında İskoç tüccar John Bortwick Paterson tarafından inşa edilen Paterson Köşkü, 38 odalı anıtsal yapısı, balo salonları, müzik kültürü, golf sahası ve at yetiştirme alanlarıyla Bornova’nın en görkemli Levanten konutlarındandır. Cumhuriyet döneminde NATO ofisi ve fabrika olarak da kullanılan köşk, bugün Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredilmiş durumdadır.
Karaosmanoğlu/Nif Köprüsü
Bornova’nın tarihî güzelliklerinden Çiçekliköy Karaosmanoğlu (Nif) Köprüsü ve Küçük Köprü, bugün doğa içinde keyifli bir yürüyüş rotası sunuyor. Yüzyıllar öncesinden günümüze ulaşan bu taş köprüler, hem mimarisi hem de kültürel mirasıyla Bornova’nın geçmişine tanıklık etmek isteyen ziyaretçileri bekliyor.
Bornova Tren İstasyonu
Osmanlı döneminde inşa edilen ilk tren istasyonlarından biri olan Bornova Tren İstasyonu, 20 Temmuz 1865’te İzmir-Bornova hattının açılmasıyla hizmet vermeye başlamıştır. Levanten köşkleriyle yazlık yerleşim olan Bornova’nın kentleşmesinde büyük rol oynayan istasyon, 130 yıl boyunca kentin ulaşımına hizmet etmiş ve 1995’te kapatılmıştır. Günümüzde aynı güzergâh, İzmir Metro hattı olarak kullanılmaya devam etmektedir.
Bardisbanian Köşkü
Bornova’nın en görkemli yapılarından biri olan Bardisbanian Köşkü, 19. yüzyılın sonlarında inşa edilmiş ve bugün Yeşilay Danışmanlık Merkezi olarak hizmet vermektedir. Bir dönem Bornova Ziraat Mektebi ve Ege Üniversitesi tarafından da kullanılan köşk, mimari güzelliği ve tarihiyle kentin belleğinde özel bir yere sahiptir.
Arap Deresi Köprüsü
Bornova Işıklar Mahallesi’nde, Arap Deresi üzerinde bulunan Işıkkent – Arap Deresi Köprüsü, iki gözlü yapısıyla 18–19. yüzyıla tarihlendirilmektedir. Moloz taş ve kesme taşlarla inşa edilen köprü, Osmanlı döneminde İzmir Limanı’ndan iç bölgelere uzanan kervan yolunun önemli bir parçası olmuştur. Selyaranlı özgün mimarisiyle dikkat çeken köprü, geçmişte kervanların Pınarbaşı’na ulaşırken kullandığı güzergâh üzerinde yer almakta ve bölge halkının hafızasında Yunan işgali yıllarına dair anlatılarla da yaşamaya devam etmektedir.
İlk Atatürk Anıtı ve Sarı Köşk
Bornova’da, günümüzde Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığı olarak kullanılan Sarı Köşk, 20. yüzyıl başlarında inşa edilmiş olup bir dönem Bornova Ziraat Mektebi’nin müdürlük binası olarak kullanılmıştır. Atatürk’ün 1926’daki Bornova ziyaretinde uğradığı köşkün bahçesine, Avusturyalı heykeltıraş Heinrich Krippell tarafından yapılan ve Türkiye’nin ilk Atatürk anıtı olma özelliğini taşıyan büst yerleştirilmiştir. Özgün mimarisi, gösterişli şömineleri ve bahçesindeki tarihî detaylarıyla Sarı Köşk, Bornova’nın hem eğitim hem de Cumhuriyet tarihine ışık tutan simge yapılarından biridir.
Doğanlar Kilisesi
Bornova Doğanlar Şapeli, 19. yüzyıl İzmir’inde Rum Ortodoks cemaatinin kırsal/kentsel ara yüzündeki ibadet pratiklerini yansıtan küçük ölçekli bir kutsal mimarlık örneğidir. İzmir’in kozmopolit 19. yüzyıl dokusu içinde Rum Ortodoks ibadet mekânları, hem litürjik gerekliliklerin hem de yerel/Levanten çevreyle etkileşimin mekânsal izdüşümleridir.