Akşam saat 21.00 civarında gelen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, gecenin ilerleyen saatlerine kadar Bornovalılarla birlikte hoş vakitler geçirdi. Kaymakam, askeri erkân ve Bornovalı bürokratlar, gece boyunca Gazi Paşa ile sohbet ettiler.
O gece, Kars İlkokulu Müdürü Tahsin Bey de oradaydı. Soyadı Kanunu'ndan sonra Çatıkkaş soyadını alan, fakat Bornovalıların “Arap Tahsin” olarak bildiği Tahsin Bey, sadece bir dakikacık da olsa Gazi Paşa ile sohbet etmek için fırsat kolluyordu.
Tahsin Bey, aradığı fırsatı ancak gecenin ilerleyen saatlerinde bulabildi. Kalabalığın arasından süzülüp birkaç adım attıktan sonra nihayet Gazi Paşa ile karşı karşıya geldi. “Paşam,” dedi, “ben ve eşim de Selanikliyiz. Eşim sizinle aynı sokaktan. Mahalle çocuklarıyla birlikte çok oyun oynamışsınız.”
Atatürk birden dikkat kesildi. “Tanır mıyım acaba? Eşinin adı ne?” diye sordu. Tahsin Bey, “Benim eşim Nazmiye,” cevabını verince, Atatürk'ün yüzünü neşeli bir şaşkınlık kapladı.
“Nazmiye Bornova'da mı? Keşke görüşebilseydik,” dedi. Ama vakit çok geç olmuştu. Atatürk'ün dudaklarından da o meşhur söz döküldü: “Ah Selanik…” O geceden sonra Atatürk Bornova'ya birkaç kez daha gelmesine rağmen, iki mahalle arkadaşı bir daha hiç karşılaşamadı.