

Meydan
Kazımdirik
Kazımdirik Mahallesi’nde yer alan Abide-i Hürriyet Meydanı, 31 Mart Ayaklanması’nın tarihsel mirasını Bornova’da yaşatan bir anma ve hafıza alanıdır. Aslına uygun şekilde inşa edilen Abide-i Hürriyet Anıtı, Türk tarihinin önemli isimleri, heykeller, Orhun Yazıtları ve kültürel sembollerle zenginleştirilmiş açık hava müzesi niteliğindedir.










Kazımdirik Mahallesi’nde yer alan Abide-i Hürriyet Meydanı, 31 Mart Ayaklanması’nın tarihsel mirasını Bornova’da yaşatan bir anma ve hafıza alanıdır. Aslına uygun şekilde inşa edilen Abide-i Hürriyet Anıtı, Türk tarihinin önemli isimleri, heykeller, Orhun Yazıtları ve kültürel sembollerle zenginleştirilmiş açık hava müzesi niteliğindedir.
Bornova’nın merkezinde yer alan Abide-i Hürriyet Meydanı, 31 Mart Ayaklanması şehitlerine ithaf edilen anıtı, tarihî figürleri ve kültürel sembolleriyle Türkiye’nin özgürlük mücadelesini yaşatan bir hafıza mekânıdır.
Bornova Abide-i Hürriyet Meydanı, 27 Nisan 2025 tarihinde Yaşar Üniversitesi’nin hemen yanında, Sanayi ve Üniversite Caddeleri arasında kalan 2.700 metrekarelik alanda Bornovalıların ziyaretine açıldı. Bu alan, adını Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde yaşanan 31 Mart Ayaklanması’nı bastıranların anısına İstanbul Şişli’de 1909–1911 yılları arasında inşa edilen Abide-i Hürriyet Anıtı’ndan alır. Bornova’da inşa edilen anıt, orijinal yapının birebir kopyasıdır ve tarihe duyulan saygının güçlü bir ifadesidir.
31 Mart Ayaklanması, Osmanlı’nın anayasal düzenine ve modernleşme sürecine yönelen en kritik tehditlerden biri olarak tarihe geçmiştir. Ayaklanmanın bastırılması, meşrutiyetin devamını mümkün kılmış ve Türkiye’nin çağdaşlaşma yolculuğunda önemli bir dönemeç oluşturmuştur. Bornova’daki meydan, bu tarihsel kırılma anını gelecek nesillere aktarmayı amaçlayan, hem eğitim hem de kültürel hafıza işlevi gören bir açık hava müzesidir.
Meydanın girişinde, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün büstü yer alır. Atatürk’ün Afet İnan’a kendi el yazısıyla yaptığı “Türklük” tanımı, orijinaline sadık kalınarak özel bir plakada sergilenir. Bu tanım, meydanın bütününe yayılan tarihsel kimlik ve ulusal hafıza temasının temel taşıdır.
Giriş bölümünde ayrıca 17 büyük Türk devletinin kurucuları ve bayrakları yer almaktadır. Bu alan, Türk devlet geleneğinin binlerce yıllık tarihsel sürekliliğini ziyaretçilere hatırlatır.
Girişin sağ tarafında üç önemli isim ziyaretçileri karşılar:
Türk düşünce tarihinin militan aydınlarından biri olan Ali Suavi, Türkçülük fikrinin ilk eylemcilerindendir. II. Abdülhamid’e karşı düzenlediği darbe girişimiyle “Sarıklı İhtilalci” olarak anılmıştır.
“Vatan Şairi” ve “Hürriyet Şairi” olarak tarihe geçen Namık Kemal, kalemiyle bir halk hareketi yaratmış, özgürlük ve vatan sevgisini bir fikir akımı hâline getirmiştir. Atatürk’ün en çok etkilendiği isimlerden biri olmasıyla da önem taşır.
Osmanlı’nın ilk anayasası olan Kânûn-ı Esâsî’nin mimarıdır. Reformcu kimliğiyle çok sayıda siyasetçiye ilham vermiş, modernleşmenin öncüsü olarak kabul edilmiştir.
Meydanın merkezinde, 31 Mart şehitlerine ithaf edilen Abide-i Hürriyet Anıtı yer alır. Özenle işlenmiş bu anıt, havaya atış yapan bir topu sembolize eder ve özgürlük uğruna verilen mücadelenin güçlü bir anlatımıdır.
Anıtın yanında şu tarihsel unsurlar bulunmaktadır:
Anıtın hemen çevresinde İttihat ve Terakki’nin önde gelen simalarının büstleri yer alır:
Bu büstlerin karşısında yüzlerini üç ayrı yönde tarihe çeviren heykeller yer alır:
Bu üçleme, Anadolu’nun binlerce yıllık tarihini tek bir aks içinde sembolik olarak bir araya getirir.
Üç heykelin ardından gelen bölüm, Türk tarihinin daha da derin köklerine açılır:
Meydanın başından sonuna yüründüğünde, ziyaretçi adeta “Büyük Türk Tarihi”nin kronolojik bir yolculuğunu deneyimler.